ZEKAT ve FİTRE BAĞIŞI ÖNCE İNSAN DERNEĞİ  
Zekat ve Fitre Bağışı

Zekat ve Fitre Bağışı

ZEKAT ve FİTRE BAĞIŞI

Zekat bağışlarınızı ve fitrelerinizi ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz 
Koronavirüs salgını sebebiyle zor zamanlardan geçtiğimiz bu günlerde başta yetim anneleri olmak üzere, kronik hasta, yaşlı ve ihtiyaç sahiplerine yardımlarınızı ulaştırıyoruz. Bu dönemde ekonomik sıkıntılardan dolayı oluşabilecek aile içi ve toplumsal sorunları engellemek için dayanışmanın ve yardımlaşmanın öneminin bilincinde olarak, üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirebilmek için var gücümüzle çalışıyoruz. 

 Her yıl olduğu gibi bu Ramazan ayında da başta ülkemiz olmak üzere, sınır bölgelerimizde bulunan çadır kentlerdeki savaş mağduru muhacirlere zekat bağışı ve fitre bağışlarınızı ulaştırıyoruz. 

Önce İnsan Derneği olarak, muhacir kamplarında yaşam mücadelesi veren, savaşların evinden, yurdundan mahrum ettiği mağdur ve çaresiz insanlarla, ocaklarında bir kap yemek pişirmek için uğraşan kardeşlerimizle bir araya gelerek zekat bağışı ve fitrelerinzi birebir elden ulaştırıyoruz.

Daha yaşanılabilir, daha adil bir dünya imkanı sunan zekat ve fitre bağışı, Müslümanların insanlık için açtığı iyilik kapısının anahtarlarındandır. Siz de bu hayrın kapısını aralayabilir, dünya üzerinde yaşanan tradejilerin son bulması için katkınızı sunabilirsiniz.
"Sözlükte artma, çoğalma, temizlik, bereket, iyi hâl ve övgü anlamlarına gelen zekât, İslami bir terim olarak, belirli bir malın bir kısmının Allah rızası için dinen zekât alabilecek durumdaki muayyen kişilere verilmesi demektir. Malî ibadetlerden biri olan zekât, İslam'ın beş temel esasından olup, hicretin ikinci yılında Medine’de farz kılınmıştır. Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de “Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin...” (Bakara, 2/43, 110; Hac, 22/78; Nur, 24/56; Mü- cadele, 58/13; Müzzemmil, 73/20); “Onların mallarından, kendilerini temizleyeceğin, arıtıp yücelteceğin bir sadaka al ve onlar için dua et; çünkü senin duan onlara huzur verir. Allah işitendir, bilendir.” (Tevbe,9/103) buyrulmaktadır." 
Malımızın ve varlığımızın şükrü olan zekat ve fitre bağışı  ümmet şuurunun gelişmesi ve  kuvvetlenmesini sağladığı gibi, ihtiyaç sahibi kardeşlerimizin de önemli ihtiyaçlarının giderilmesine vesile oluyor.
Sizde yardımlarınız ile gıda yoksunluğu çeken bir çocuğun yiyeceğe, ihtiyaç sahibi bir yetim annesinin huzura kavuşmasına vesile olabilirsiniz. Mağdur ve muhtaç insanlara destek olmak bizimle birlikte yardımlarınızı ulaştırabilirsiniz.
Bir fitre bedeli 27TL, günlük Fidye bedeli 27TL bir aylık fidye bedeli ise 810TL’dir.
Zekat bağışlarınızla ihtiyaç sahiplerine gıda, temizlik, giyim, barınma yardımları yapıyoruz.

Zekat Kimlere Verilir?

Kur’an-ı Kerim’de zekâtın kimlere verileceği belirtilmiş ve Tevbe Sûresi'nde bunlar şöyle sıralanmıştır: “Sadakalar (zekâtlar) Allah’tan bir farz olarak fakirlere, miskinlere, zekât işinde çalışanlara, kalpleri İslâm’a ısındırılmak istenenlere, kölelere, borçlulara, Allah yollunda olanlara ve yolda kalmışlara aittir. Allah bilendir, tam hüküm ve hikmet sahibidir” (Tevbe, 9/60.)

1) Yoksullar ve düşkünler: Bunlar, Kur’an’daki ifadesiyle “fakirler ve miskinler”dir. Fakir; ev ve ev eşyası gibi temel ihtiyaçlarını karşılayan malı olsa bile, gelirleri sınırlı olan ihtiyaçlarını karşılamayan ve borçları düşüldüğünde, nisap miktarından daha az malı bulunan kimsedir. Bir işte çalıştığı halde gelir düzeyi temel ihtiyaçlarını karşılamayan kimse de bu sınıfa girer.

2) Zekât işlerinde çalışanlar: Bunlar zekât işlerinde çalıştırılan memurlardır. Âyette geçen “âmil” sözlükte bir iş yapan, işçi, zanaatkâr gibi anlamlara gelir. Terim olarak ise zekât gelirlerini toplamak ve hak sahiplerine dağıtmak için görevlendirilen kişiyi ifade eder.

3) Müellefe-i kulûb: İlgili âyette dördüncü grup olarak zikredilen bu sınıf, kalpleri İslâm’a ısındırılmak istenen ve zekat vermek suretiyle İslamla şereflenebilecek muhtemel gayr-i müslim kimseleri kapsar.

4) Köleler: Kölelikten kurtulmak, hürriyetini para ile satın almak isteyen kimselere de zekât verilir. Zekât fonundan yararlanılarak kölelerin özgürlüğüne kavuşturulması, İslâm’ın insan hürriyetine verdiği önemi gösterir.

5) Borçlular: Borcu düşüldükten sonra, nisap miktarı malı kalmayan kimseler bu sınıfa girer. Başkasında malı veya alacağı olup da, bunu alması mümkün olmayan kimse de borçlu sayılır. Bu şekilde borcu yüzünden darda bulunan kimseye zekât vermek borçsuz yoksula vermekten daha faziletlidir.

6) Allah yolunda olanlar: Kelime olarak “Allah yolunda” anlamına gelen “fî sebîlillah” tamlaması, terim olarak iki farklı anlamda kullanılmıştır. Birinci anlamı; İslâm’ı yüceltmek için bilfiil savaşta bulunmaktır. Buna göre savaşta olan mücâhitlere zekât verilir. İkinci anlamı ise; Allah rızasına uygun ve O’na yaklaşmak için yapılan her türlü hayırlı iştir. Buna göre Allah rızasını gözeten, hayır ve tâat niteliği bulunan işleri yapan kişi ve kurumlara zekât fonundan yardım yapılabilecektir.

7) Yolda kalmış kimse: Yolculuğa çıkan, iyilik ve yararlı bir iş için yolculuk yapan ve gittiği yere yardımsız olarak ulaşamayan kimse bu sınıfa girer. Hac, savaş, mendup (yapılması hoş karşılanmış, tavsiye edilmiş) ziyaretler veya ticaret için yapılan yolculuklar buna örnek gösterilebilir.

Zekat Kimlere Verilmez?

1) Ana, Baba, Eş ve Çocuklar: Bir kimse kendi zekâtını yoksul bulunan eşine, usul ve fürûuna veremez. Usul; bir kimsenin anası, babası, dede ve nineleridir. Fürû ise; oğulları, kızları, bunların çocukları ve torunlarıdır. Boşanma iddeti beklemekte olan karısı da bu hüküm kapsamına girer.

2) Müslüman Olmayanlar: Zekât ibadet içerikli bir yükümlülük olduğu için gayri müslimlere, inançsız kişilere ve dinden dönenlere verilemez. Müellefe-i kulub (kalpleri İslam'a ısınmış, ufak bir adımla müslüman olabilecek kimseler) bu sınıf dışındadır. 

3) Zenginler: Zengin kimseye zekât vermek caiz değildir. Yalnız zekât memuru emeğinin karşılığı olarak zekâttan pay alacağı için o zengin de olsa kendisine ayrılan payı alabilir. Yine yolculuk sırasında muhtaç duruma düşen zengin kimse de zekât alabilir. Çünkü yolcu gerçekte zengin olsa bile o anda yoksul sayılır.

4) Hz. Peygamber'in -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Yakınları: Hz. Peygamber’in ailesine ve torunlarına zekât ve sadaka almak yasaklanmıştır.

5) Küçükler ve Akıl Hastaları: Yedi yaşından küçüklere ve akıl hastalarına doğrudan zekât vermek caiz değildir. Zekât bu kimselerin velilerine teslim edilir.

 
Zekatlarımızı Verebileceğimiz Kurumların Ne Gibi Özellikler Taşıması Gerekiyor?

Zekât, Kur'an-ı Kerim'de belirtildiği üzere fakirlerin hakkıdır. Dolayısıyla zekat, bu kişilere harcanmalıdır. Nakit, gıda, giyim ve barınma gibi ihtiyaçlar karşılanabilir. Bu ihtiyaçları karşılayan her türlü sivil toplum kuruluşu zekat, fitre, fidye ve kurban bağışı yapılmaya layıktır. Burada güven çok önemlidir. Bu nedenle, zekat bağışı yapılacak kurumların resmi takibi yapılan, devletin ilgili birimleri tarafından denetlenen bir özellikte gerekir.



(c) 2020 Tüm hakları saklıdır. Web Tasarım Osbsa